Toplu iş sözleşmesi müzakeresi sürecinde sendika delegesi işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi ve sendikal tazminat miktarının belirlenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir gıda sanayi tesisinde üretim operatörü olarak sekiz yıl çalışmış; çalıştığı dönemde bağlı olduğu sendikanın delegesi sıfatını kazanmış ve devam eden toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde aktif olarak görev almıştır. İşveren, müzakerelerin kritik aşamasında davacının sözleşmesini 'yeniden yapılanma' gerekçesiyle feshetmiştir; ne var ki aynı dönemde benzer pozisyonlarda yeni işe alımlar yapılmış, yalnızca sendika delegeleri işten çıkarılmıştır. Davacı, feshin sendikal faaliyetleri nedeniyle gerçekleştirildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, yeniden yapılanma gerekçesini kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendikal nedenlerle yapılan fesihlerde ispat yükü işverendedir; işveren, feshin sendikal faaliyetle ilişkisi bulunmadığını somut, nesnel ve tutarlı olgularla kanıtlamak zorundadır. Sözlü beyan niteliğindeki yeniden yapılanma gerekçesi, aynı dönemde yeni işe alımların yapılmış olması ve yalnızca sendika delegelerinin işten çıkarılmış olması olgularına karşın yetersiz kalmaktadır. Sendikal tazminat, bir yıllık ücretin altında belirlenemez; kıdem ve ihbar tazminatından bağımsız olarak ayrıca ödenir. Somut davada sekiz yıllık kıdem gözetildiğinde sendikal tazminat asgari ücretin on iki katından az olamaz. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma