Sendika üyeliğine dayalı ücret farkı uygulaması — eşit davranma borcunun ihlali ve ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir gıda üretim tesisinde kalite kontrol uzmanı olarak beş yıl çalışmış; aynı unvan ve sorumluluk seviyesindeki sendika üyesi meslektaşlarıyla kıyaslandığında ücretinin belirgin biçimde düşük kaldığını öne sürerek eşit davranma borcunun ihlali nedeniyle ücret farkı ve ayrımcılık tazminatı talep etmiştir. Davacı, sendikaya üye olmadığı için toplu iş sözleşmesi kapsamına girmediğini ve dayanışma aidatı ödemediğini de açıklamıştır. İşveren, toplu iş sözleşmesinin yalnızca üyelerine ayrıcalık tanıdığını, bu uygulamanın yasal çerçevede kaldığını ve eşit davranma borcunu ihlal etmediğini savunmuştur. Yerel mahkeme, TİS'in meşru bir ayrım gerekçesi oluşturduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı kısmen bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi; aynı ya da eşit değerde iş yapan çalışanlar arasında sendikal üyelik gerekçesiyle ücret farklılaştırması yapılmasını yasaklamaktadır. Sendika üyeliği yokluğuna dayanan ücret farkının sürdürülebilmesi için işverenin nesnel ve meşru bir gerekçe sunması zorunludur. Toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında kalan işçiye sendika üyesiyle özdeş görev yüklenirken ücret ayrımı yapılması eşit davranma borcunu ihlal eder ve ayrımcılık tazminatı doğurur. Davacının ayrımcılık tazminatı talebi ise dört aya kadar ücret tutarında belirlenerek yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Kısmen Bozma