Prim alacağının ispatında işveren kayıtlarının esas alınması — taraflarca mutabık kalınan prim sistemi ve hesaplama yöntemi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta aracılık şirketinde satış danışmanı olarak altı yıl boyunca aylık sabit ücretin yanı sıra satış performansına bağlı prim aldığını; ancak son iki yıla ait prim alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek fark prim alacağı için dava açmıştır. İşveren, primlerin iş sözleşmesinde belirtilen koşullara uygun ödendiğini ve davacının imzaladığı aylık dekontların bu ödemelerin tam olarak yapıldığını kanıtladığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davacının talep ettiği prim hesaplama yönteminin sözleşme metninden farklı olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki prim alacağının belirlenmesinde tarafların uzun yıllar boyunca fiilen uygulanan hesaplama yöntemi, sözleşme metni kadar bağlayıcıdır; yerleşmiş bir uygulama işyeri şartı hâline gelir ve işveren tek taraflı olarak bu uygulamayı değiştiremez. Davacının prim hesabına itiraz etmeksizin imzaladığı dekontlar, yalnızca o aydaki ödemenin alındığına ilişkin makbuz niteliği taşır; geriye dönük prim fark alacağından feragat sayılamaz. Prim hesabında yetersiz gerekçeyle reddeden mahkemenin, işverenin prim kayıtları, satış raporları ve taraflar arasındaki yazışmalar esas alınarak yeniden inceleme yapması gerekmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma