Hamilelik döneminde iş sözleşmesinin feshi — ayrımcılık tazminatı ve feshin geçersizliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir muhasebe bürosunda muhasebe uzmanı olarak beş yıl çalışmış; hamile olduğunu işverenine bildirmesinin ardından dört hafta içinde iş sözleşmesi 'kadro azaltma' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin hamilelik olduğunu ve eşit işlem ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek hem feshin geçersizliğine hem de 4857 m.5 kapsamında dört aylık ücret tutarında ayrımcılık tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İşveren, kadro azaltma kararının hamilelikten bağımsız olarak alındığını ve seçim kriterlerinin nesnel uygulandığını savunmuştur. Yerel mahkeme işveren lehine hüküm kurmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında hamilelik nedeniyle ayrımcılık yasaktır ve işçinin hamileliği ile fesih arasındaki zamanlama yakınlığı, ayrımcılık iddiasını güçlü olasılık hâline getirir. Bu durumda ispat yükü işverene devredilir; işveren, kadro azaltma kararının hamilelikten bağımsız nesnel kriterlere dayandığını, aynı pozisyondaki diğer çalışanların da ayrımcı olmayan gerekçelerle etkilendiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda kadro azaltma kararının davacıyla sınırlı kalması ve hamilelik sonrası dörtte bir içindeki fesih bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir. Fesih geçersiz sayılmalı; ayrıca 4857 m.5 uyarınca ayrımcılık tazminatına hükmedilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma