İşçinin emeklilik hakkı kazanarak SGK'ya başvurması üzerine kendi isteğiyle ayrılması durumunda kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir inşaat firmasında on altı yıl çalışmış; emeklilik için gerekli prim gün sayısını tamamladıktan sonra SGK'ya emeklilik başvurusunda bulunarak işverene durumu bildirmiş ve iş sözleşmesini bu gerekçeyle sona erdirmiştir. İşveren, işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını, dolayısıyla kıdem tazminatı hakkının doğmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, işçinin emeklilik başvurusu yapıp yapmadığını yeterince araştırmaksızın ve yalnızca iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğini dikkate alarak talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlâ yürürlükte olan 14. maddesi, işçinin emekliliğe hak kazanarak SGK veya Bağ-Kur'a başvurması ve bu nedenle iş sözleşmesini sona erdirmesi hâlini kıdem tazminatına hak kazandıran fesih halleri arasında saymaktadır. İşçinin emeklilik hakkını kullanarak ayrılması, sıradan bir istifa ile özdeş tutulamaz; bu hâlde iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedilmiş olması tek başına kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkemenin yapması gereken araştırma; davacının SGK'ya emeklilik başvurusu yapıp yapmadığını, başvuru tarihinin iş sözleşmesinin fesih tarihi ile uyumlu olup olmadığını ve fesih bildiriminde emekliliğe açıkça dayanılıp dayanılmadığını kapsamalıdır. Söz konusu olgular ispatlandığında on altı yıllık kıdem tazminatının tamamına hükmedilmesi zorunludur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma