Toplu iş sözleşmesi müzakeresi sürecinde işverenin sendika temsilcilerini farklı vardiyaya kaydırmasının sendikal ayrımcılık oluşturması
Karar Özeti
Davacılar, bir otomotiv fabrikasında sendika işyeri temsilcisi olarak görev yapmakta iken, işveren tarafından toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin yoğunlaştığı dönemde gece vardiyasına kaydırılmışlardır. Bu değişikliğin gerekçesi olarak işverence üretim planlaması gösterilmiş; ancak aynı dönemde sendika üyesi olmayan emsal işçiler gündüz vardiyasında kalmaya devam etmiştir. Davacılar, bu uygulamanın 6356 sayılı Kanun'un 17. maddesi kapsamında sendikal ayrımcılık oluşturduğunu ileri sürerek ayrımcılık tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Yerel mahkeme, vardiya değişikliğinin üretim gereklilikleri çerçevesinde kaldığına kanaat getirmiş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Toplu sözleşme müzakeresi döneminde gerçekleştirilen çalışma koşullarındaki değişiklikler, sendikal faaliyet ile zaman bakımından doğrudan bağlantı taşıdığından özellikle dikkatli biçimde incelenmelidir. İşveren, temsilci olan ve olmayan işçiler arasındaki farklı muamelenin üretim gerekliliğine dayandığını nesnel verilerle kanıtlamakla yükümlüdür; salt üretim planlamasına sözlü atıf bu yükümlülüğü karşılamaz. Sendikal temsilcilerin müzakere sürecindeki etkin rollerini zayıflatmaya yönelik her türlü olumsuz çalışma koşulu değişikliği, fiilî sendikal baskı aracı işlevi görür ve 6356 m.17 kapsamında yasaklanmıştır. Ayrımcılık tazminatı 4 aylık brüt ücret alt sınırı dikkate alınarak belirlenmeli; kıdem ve unvana göre artırılabilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma