Yaş gerekçesiyle terfi hakkının engellenmesi ve kıdemli işçiye emsal işçiden düşük ücret uygulanmasının ayrımcılık tazminatı doğurması
Karar Özeti
Davacı işçi, büyük ölçekli bir üretim firmasında on dört yıl çalışmış; son üç yılda aynı departmanda ve aynı unvanda çalışan, kıdemi daha az olan genç çalışanlar terfi ettirilmiş, buna karşın davacının terfisi sürekli ertelenmiştir. Ayrıca yıllık ücret zamlarında davacıya verilen artış oranının sistematik olarak genç meslektaşlarının altında kaldığı tespit edilmiştir. İşveren, terfi kararlarının performans değerlendirme sonuçlarına dayandığını savunmuş; ancak bu değerlendirme belgelerini mahkemeye sunmamıştır. Yerel mahkeme, ayrımcılığın açıkça ispatlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında yaş temelinde ayrımcılık iddiasında işçi, farklı muameleye ilişkin somut olguları ortaya koyduğunda ispat yükü işverene geçer. İşverenin terfi ve ücret farklılıklarını nesnel, belgelenmiş performans ölçütlerine dayandırması gerekir; bu belgeleri ibraz etmemesi ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediği anlamına gelir. Sistemik ve tekrarlı nitelikteki yaş ayrımı, doğrudan ayrımcılık olarak nitelendirilir; ayrımcılık tazminatı dört aylık brüt ücret alt sınırı esas alınarak belirlenmeli, süre ve ağırlığa göre artırılabilir. Birikmiş ücret farkı alacakları beş yıllık zamanaşımına tabi olup yasal faiziyle birlikte ödenir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma