Sendika kurucusu işçinin iş güvencesi kapsamında işe iade hakkı ve sendikal tazminat
Karar Özeti
Davacı işçi, bir tekstil fabrikasında on yıldır çalışmakta iken işyerinde sendika kuruculuğunu üstlenmiş; kuruluş sürecinde onlarca çalışanı sendikaya üye kaydederek yetkili sendika ilanı için gerekli eşiğe ulaşmak üzere faaliyet yürütmüştür. İşveren, davacının sendika kurma girişimini öğrendikten bir ay sonra 'işletme gerekliliği' gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetmiştir. Fesih bildiriminde herhangi bir performans değerlendirmesine, disiplin sürecine ya da nesnel ölçüte yer verilmemiştir. İlk derece mahkemesi, feshin geçerli nedene dayandığına hükmederek işe iade talebini reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendika kurucusu veya temsilcisi işçinin iş sözleşmesinin feshi, ancak işverenin bu feshin sendikal nedenle yapılmadığını ispat etmesi hâlinde geçerli sayılabilir; ispat yükü işverende olup feshin zamanlaması ve öncesindeki süreç bütün hâliyle değerlendirilmelidir. Somut davada fesih kararının sendika kurucusu sıfatının edinilmesinden kısa süre sonra alınması ve herhangi bir performans değerlendirmesinin yapılmamış olması, sendikal nedenin kuvvetli karinesi olarak kabul edilmiştir. Sendikal tazminat olarak 4857 m.21 uyarınca belirlenen işe başlatmama tazminatına ek olarak işçinin ücretinin en az bir yıllık tutarı oranında ek tazminata hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma