Belirli süreli iş sözleşmesinin esaslı neden olmaksızın art arda yenilenmesiyle belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesi ve kıdem tazminatı hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel hastanede sağlık teknisyeni olarak çalışmış; iş sözleşmesi beş yıl boyunca her yıl yenilenen kısa dönemli belirli süreli sözleşmeler biçiminde düzenlenmiştir. Her sözleşme döneminin sonunda işçiye birkaç günlük ara verilmiş; ardından aynı pozisyon ve koşullarla yeni bir belirli süreli sözleşme imzalatılmıştır. İşçi, son sözleşme süresinin dolmasının ardından kıdem tazminatı talebinde bulunmuş; işveren ise sözleşmelerin belirli süreli olduğunu ve kıdem tazminatı doğurmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmelerin belirli süreli olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi ancak 'esaslı bir neden' bulunduğunda geçerli şekilde kurulabilir ve art arda yenilenmesi için her yenilemede ayrı bir esaslı nedenin varlığı zorunludur. Belirli süreli sözleşme kalıbının işçinin sözleşme güvencesini ortadan kaldırmak amacıyla araçsallaştırılması hâlinde sözleşme, kurulduğu andan itibaren belirsiz süreli kabul edilir; aralarındaki kısa aralar zincirleme niteliği ortadan kaldırmaz. Aynı pozisyonda, süreklilik arz eden işlerde, herhangi bir proje veya dönemsel iş gerekçesi olmaksızın art arda belirli süreli sözleşme imzalatılması, objektif nedenin varlığı ispat edilemediği sürece belirsiz süreli sözleşme hükümlerine tabidir. Bu durumda işçi, toplam çalışma süresine göre hesaplanan kıdem tazminatına hak kazanır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma