Rekabet Yasağı Sözleşmesi: İşçi Hakları ve Geçerlilik Koşulları (2026)
Yayın tarihi: 2026-02-20
Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir?
Rekabet yasağı sözleşmesi, iş ilişkisi sona erdikten sonra çalışanın belirli bir süre, bölge ve faaliyet alanıyla sınırlı biçimde işverenle rekabet eden işyerlerinde çalışmasını veya kendi adına rekabet eden bir faaliyet yürütmesini yasaklayan yazılı anlaşmadır. Türk hukukunda bu konu ağırlıklı olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri ile düzenlenmektedir.
Geçerlilik Koşulları (TBK m.444–447)
Rekabet yasağının geçerli sayılabilmesi için şu koşulların bir arada bulunması gerekir:
- Yazılı sözleşme: Rekabet yasağı mutlaka yazılı biçimde kararlaştırılmış olmalıdır.
- Fiil ehliyeti: Sözleşme imzalanırken işçinin tam fiil ehliyetine sahip olması şarttır.
- Haklı menfaat: İşverenin korunmaya değer gerçek bir menfaati bulunmalıdır. İşçinin müşteri çevresi, üretim sırları veya özel bilgilere erişimi bu menfaati meşrulaştırır.
- Sınırlandırma zorunluluğu: Yasak; coğrafi alan, faaliyet konusu ve süre bakımından işçinin ekonomik geleceğini haksız biçimde tehlikeye sokmayacak şekilde sınırlandırılmış olmalıdır.
Azami Süre ve Coğrafi Sınır
TBK m.445 uyarınca rekabet yasağı süresi, özel durumlar dışında iki yılı aşamaz. Yargıtay içtihadı, iki yılı aşan ya da belirli bir il veya sektörle sınırlandırılmamış yasak maddelerini geçersiz saymaktadır. Tüm Türkiye'yi kapsayan coğrafi yasak, faaliyet alanı açıkça spesifik olmadığı sürece genellikle geçersiz kabul edilmektedir.
Cezai Şart Uygulaması
Sözleşmede rekabet yasağını ihlal halinde ödenmesi kararlaştırılan cezai şart, geçerli bir yasak için uygulanabilir. Bununla birlikte:
- Mahkemeler, aşırı yüksek cezai şartlarda TBK m.182 kapsamında tenkis (indirim) yetkisine sahiptir.
- Cezai şartın ödenmesi, aksi sözleşmede öngörülmemişse rekabet yasağını sona erdirmez.
- İşçinin yasağı ihlali ile işverenin uğradığı zarar arasındaki ilişkiyi işverenin ispat etmesi gerekir.
Yargıtay İçtihadından Önemli Noktalar
| Konu | Yargıtay Tutumu |
|---|---|
| Asgari ücretle çalışan personele rekabet yasağı | Genellikle geçersiz; korunmaya değer menfaat ispat edilemez |
| İşverenin haksız feshi sonrası yasak | İşçi, yasak hükümlerini bağlayıcı saymayabilir (TBK m.447) |
| Kısmi geçersizlik | Sınırlar aşılıyorsa mahkeme, geçerli sınırlara indirgeyerek uygulayabilir |
| Yazılı şekil eksikliği | Yazılı değilse kesinlikle geçersiz; sözlü taahhüt hüküm doğurmaz |
İşçinin Hakları ve Korunma Yolları
- İşveren tarafından haksız feshedilen sözleşmede yasak maddesi varsa, işçi TBK m.447 uyarınca bu maddeden kurtulabilir.
- Yasağın aşırı geniş kapsamlı olduğunu tespit eden mahkeme, yasağı daraltarak uygulamakla yükümlüdür; tamamen geçersiz saymayabilir.
- İşçi, işverenin sır niteliğindeki bilgilerini haksız biçimde kullanmaktan TBK m.396 kapsamında kaçınmakla yükümlüdür; bu yükümlülük sözleşme olmasa da geçerlidir.
2026 Güncel Durum
2026 yılı itibarıyla rekabet yasağı sözleşmelerinde özel bir yasal değişiklik yapılmamış olmakla birlikte Yargıtay, koşulsuz ve geniş kapsamlı yasak hükümleri içeren sözleşmeleri geçersiz saymaya devam etmektedir. İşverenlerin, rekabet yasağı sözleşmesini iş sözleşmesinin başlangıcında veya ek protokol olarak düzenlemesi, kapsamı ile süresini açıkça sınırlandırması ve işçinin imzasını alması önerilmektedir.